Bugün sahilde paytak paytak yürüyen küçük bir kız çocuğu gördüm.
Ağzı kulaklarında, oradan oraya uçan bir serçeyi kovalıyordu.
Sonra ayagı taşa takıldı düştü.
Uzağındaydım düşmeden tutmak istedim ama yapamadım öylece izledim.
Kanayan dizlerine bakıp ağlamaya başladı.
Başını kaldırdı sanki serçeden medet umar gibiydi.
Serçeyse öylece bakıyordu durduğu yerden; sonra uçup başka tarafa kondu.
Bizim ufaklık umdugunu bulamayınca yaralarını umursamadan ayağa kalktı.
Serçeye doğru kıkırdayarak koştu; ellerini çırptı; tozlar uçuştu.
Vazgeçmemişti, sanki az önce düşen o değildi.
Yüzümde garip bir gülümseme "yürü be kızım kim tutar seni" diyebildim sadece ..
Ben bugün ne bir serçe gördüm, ne kan ne de uçuşan toz parçacıkları.
Ben bugün küçük İKİ kız çocuğu gördü mo sahilde.
O serçe hayat, tozlar dertlerimiz, taşlar engellerimiz bizim.
Evet belki paytak paytak yürüyoruz. Ama kalkarız biz; değil mi ?
Bu bizim hikayemiz.
Bu benim,
Kimi zaman küçüğüm kimi zaman büyüğüm, başka anadan babadan olan kız kardeşimin hikayesi..
Seni seviyorum Tuğçe'm :)
4 yorum:
seni seviyorum diyemiyorum,herşeyi seversin bişekilde bu baska be ! kardeş gibi bu. her ne olursa olsun,'olsun' diyebilmek bu. bunun gibi anlatamıyorum yine.. hiç gitme yadim.
Fenaaa.,
İki kelimenin sakıncası yoktur da:
hergun ızlıyorum hergun yenı bıse ogrenıorum ama unutmuyorum o da iyi degil mi?
ıste sacmalıyorum burası da onun ıcın degıl mı zaten...
aynen öyle ..
ama sen kimsin ?
Yorum Gönder
kim demiş, ne demiş ??